Sanata Evet

1.jpg

2009 yılında kurulan Telvin Sanat Tiyatrosu yurt içi ve yurt dışı birçok festivale ve international fuarlara katılarak aldıkları ödüllerle Sinop’u en iyi şekilde temsil ettiler. Gerek Amazon Kadınları’nın tiyatral dansıyla gerekse tiyatro gösterileriyle göz dolduran Telvin Sanat Tiyatrosu 2012’de büyüyerek Telvin Sanat Akademi adını almıştır. Sinop’un kültürel ve sanatsal faaliyetlerinde başarılarıyla adından söz ettiren Telvin Sanat Akademi Valilik, Milli Eğitim, Emniyet Müdürlüğü, İl Özel İdare ve birçok kurumla ortak projelere imza atmıştır.

Katıldığımız fuarlar ve festivaller sırasıyla; 2012-2015-2017-2019’da EMITT (East Mediterranean International Tourism and Travel) Fuarı, 2012’de 81. İzmir Enternasyonal Fuarı, Urla Toprak Sahne Tiyatro Festivali, Uluslararası Bartın Tiyatro Festivali, Dikili Tiyatro Festivali, Çeşme Belediyesi Tiyatro festivali, Bakü Uluslararası Tiyatro Konferansı, Konak Belediyesi Tiyatro Festivali, Uluslararası Seferihisar Tiyatro Festivali, Karadeniz Tiyatrolar Birliği Buluşması (Amasya).

Kültür Bakanlığı destekli oynadığımız oyunlar sırasıyla;

SERSEM KOCANIN KURNAZ KARISI (2012-2013)



Haldun Taner’in 1969’da yazdığı üç perdelik bir tiyatro oyunudur.

Türk tiyatrosunun klasikleri arasına girmiş bir eserdir. Oyunda 19. Yüzyıl sonlarında, İstanbul’da Fransız yazarı Moliere’in George Dandin adlı ünlü eserini prova eden Tomas Fasulyeciyan Tiyatro Grubu’nun, çektikleri sıkıntılar yüzünden Bursa’da valilik yapan Ahmet Vefik Paşa’nın yanına sığınmasını ve bu sırada yaşanan trajikomik olaylar işlenir. Gerçekte hiç aynı sahnede oynamamış olan Fasulyeciyan ile Küçük İsmail Efendi bu oyunda karakter olarak bir araya getirilmiştir. Oyunda, Tanzimat Dönemi ile batılılaşmaya başlayan Osmanlı toplumunda, değişmesi istenen geleneksel değerler ile yeni Avrupai değerler arasındaki karşıtlık, tiyatro sanatında yaşanan gerçekler bağlamında ortaya konmaktadır.

PAÇİ (2013-2014)



Paçi, geleneksel tiyatro ögelerinin bol bol kullanıldığı ve çağdaş bir yorumla sahnelenen müthiş bir Karadeniz komedisi. Karadeniz’de gezici tiyatro yapan bir adam Karadeniz’i değiştirmeye, bozmaya, satmaya, talan etmeye çalışanlara karşı… Ve bu mücadele sırasında karşısına çıkan Karadeniz kadar hırçın bir kız… Shakespeare’in Hırçın Kız’ından yola çıkılarak yazılmış olan oyun, modern bir Donkişot öyküsü… Karadeniz insanı toprağını, akarsularını, denizini korumak için yeni dünya düzeninin yel değirmenlerine karşı.

KADINCIKLAR (2014-2015)



Oyun, 1983’lerin Ankara’sında, Hayriye Maşalı’nın üç kadın çalıştırdığı genel evinde geçmektedir. Hayriye’ye ait bu evde Mehtap, Neriman ve İnci adında 3 sermaya çalışmaktadır. Mehtap ve Neriman’ın hayat hikayeleri normal olsa da İnci’nin geçmişi ve hikayesi bambaşkadır. Taşradan göçüp şehirde bir genel eve düşen İnci, cezaevinde gün sayan belalı abisi Sıtkı tarafından aranan esas adı Sıdıka olan kardeşidir. Ölüm korkusu ve para kazanma çabası arasında dostu olan mahallenin çaycısı parlak ile yeni bir hayata başlamanın eşiğindeyken bu hayalleri Sıtkı’nın cezaevinden çıkıp onu öldürmesiyle son bulmasını konu alan oyun dönemin hayat kadınlarının yaşamlarına ayna tutmaktadır.

DEDEKTİF (2015-2016)



Şuayip, bin bir türlü iş deneyiminin ardından işsizlikte yine eşsiz bir kahramandır. Eşi Sevgi ile bir başına pek de sakin olmayan hayatlarına devam ederken, gazetede gördükleri bir ilan ile hayatları tamamen yeni bir maceraya dönüşür. O artık “özel dedektiftir”. Mumunun yatsıya kadar vakti olan sahte dedektif Şuayip birdenbire kendini sarmal bir aldatma hikayesinin baş rolü olmuş olarak bulur.

Artık ya işin içinden sıyrılacak ya da dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olacaktır.

NALINLAR (2016-2017)



Osman ile Seher’in aşkını işleyen bu oyun, Osman’ın Seherlerin evlerinin önünde dolaşarak eve ayna tutmasıyla başlar. Muhtar, on beş yıl önce bir davada kendi lehine ifade vermeyen Osman’ın babasından öç almak istemektedir. Bu yüzden aracılar yoluyla Osman’ın evin önünde dolaştığını Seher’in ağabeyi Ömer’e duyurur. Ömer, babasından kalan mirası kız kardeşiyle bölüşmemek ve çeyiz masrafından kurtulmak için bu ilişkiye karşı çıkmaktadır.

Oyunun ilerleyen sahnelerinde, ailesi karşı çıksa da Osman ve Seher, komşuları Döndü Bacı’nın yardımıyla kaçarlar. Ancak bir hafta sonra yakalanırlar. Osman tutuklanır. Ömer, bu fırsatı değerlendirerek kız kardeşini yaşlı, fakat çeyiz istemeyecek zengin bir adama vermek ister. Öte yandan muhtar intikamını aldığını düşünmektedir. Ne var ki muhtar, Seher on sekiz yaşından büyük olduğu için Osman’ın hapisten çıkabileceğini öğrenir. Muhtar bu durumu Döndü Bacı’ya anlatır. Döndü Bacı öğrendiklerini Seher’e anlatınca Seher evden kaçmaya karar verir. Her zaman olduğu gibi yan odada havanla çalışıyormuş zannetsinler diye elindeki havanı Döndü Bacı’ya verir ve Osman’ı kurtarmak için kaçar. Evden kendi isteğiyle gittiğinin işareti olarak da nalınları düz biçimde koyar.

Kokona Yatıyor (2017-2018)



Direktör Ali Bey’in kaleme aldığı bir yanlışlıklar komedyası olan Kokona Yatıyor; 4 kişilik tek perdelik bir oyundur. Molière etkisindeki Kokona Yatıyor, azınlık çevrelerinde meydana gelen olaylar işlenmektedir.

FOSFORLU CEVRİYE (2018-2019)



Oyunumuz kah güldürüp kah hüzünlendirerek, karakol, mahkeme, hapishane, Barba’nın meyhanesi, eski kantocu yeni randevucu bilge Sümbül Dudu’nun evinde geçen olayları müzikal formatında anlatıyor. Hayata sonsuz derecede bağlı olan Fosforlu Cevriye, yıldızını kaymasın diye gökyüzüne çakmak isterken, hayat ona ne sürpriz hazırlıyor?

Bugüne kadar sahnelemiş olduğumuz diğer oyunlar;

BİR ERKEĞİN ANATOMİSİ (2011-2012)



AH ŞU GENÇLER (2013-2014)



Ah Şu Gençler, gençlik sorunlarını irdeleyen müzikal bir yundur. Eserde, gençlik sorunlarına, öğüt vermeden, tepeden bakıp yargılamadan gülmece havasında yaklaşılmıştır. Konu gençlik olsa da oyunda taşlanmadık kimse kalmamış. Gençler, analar, babalar, öğretmenler, yönetenler, psikologlar, hekimler sırasıyla bu taşlanmalardan, ince alay ve yergiden paylarını alıyorlar. “Bir şey yapma” ihtiyacında olan bir grup oyuncu gencin, -sahnede olmalarının bir gereği olarak- tiyatro yapmaya karar vermesiyle başlayan oyun, gençlerin kendi aralarında doğaçlama yaparak geliştirdikleri bir oyun çıkarma eğlencesi gibi sürer. Toplam 37 tablo (episod/skeç) ve 12 şarkı-danstan oluşan oyun, birinci perdesinde büyüklerin, ikinci perdesinde ise gençlerin eleştirisine yönelerek sorunların çözümünde her iki tarafı da diyaloğa davet eder.

AŞKIN KANATLARI (2015-2016)



1. Dünya Savaşı’nın Çanakkale Cephesi’ne Anadolu’nun yedi yöresinden seferberliğe gelen Türk Gençleri’nin yaşam öykülerini ve savaş yıllarını Türk Halk Dansları ile harmanlayarak anlatan oyun, hem halk oyunlarını hem de tiyatroyu aynı sahnede barındırıyor.

ÖYKÜLERDEN OYUNLAR (2015-2016)



Savaş Başar’ın anısını yaşatmak üzere gerçekleştirilmiştir. Kemal Başar’ın projeye desteği ve onayıyla içerisinde Emrah Serbes, Aziz Nesin, Oğuz Atay, Ali Lidar, Tarık Dursun K. Öykülerini seçerek günümüzün Öykülerden Oyunlar’ını oynamaktayız. Yazarların Emrah Serbes, Aziz Nesin, Ali Lidar gibi isimlerin olması bambaşka bir yere götürüp güzel kılıyor. Özellikle Emrah Serbes’in Denizin Hikayesi ve Anneannemin Son Ölümü hikayeleri oyunu başka bir boyuta taşımaktadır.

YEDİ KOCALI HÜRMÜZ (2017-2018)



İstanbul Taşkasap'ta yaşayan Hürmüz, değişik mesleklerden altı kişiyle hiçbir yasal yanı olmadan evlenmiştir. Her kocasını haftanın bir günü ağırlamakta, gönüllerini hoş etmekte, onlardan hediyeler almakta ve ekonomik sorunlarını çözmektedir. Ancak onun gönlü berber eşinin dükkanında gördüğü doktordadır.

Bir hastalık uyduran Hürmüz doktoru evine getirtir. Doktor da ona aşık olur... Bu andan sonra doktor ve Hürmüz, kendilerini karmaşık olduğu kadar, gülünç gelişmeler karşısında bulurlar. Sonunda buluşan iki sevgili, tüm engelleri aşıp evlilik yolunda adım atarlar.

TELSİZİMDEN SIZAN NOTLAR (2017-2018)



Sinop Telvin Sanat Akademisi tarafından sahnelenen, Emre Kiraz’ın yazdığı ve genel sanat yönetmenliğini Gülbahar Karaduman Karslı’nın yaptığı oyunda polislik mesleğindeki zorluklar trajikomik şekilde anlatılıyor. Sinop Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğünce hayata geçirilen “Mutlu Şehir Güvenli Gelecek” projesi kapsamında hazırlanan ve Telvin Sanat Akademi oyuncuları ile beraber polislerin de rol aldığı “Telsizimden Sızan Notlar” adlı tiyatro oyunuyla hem 15 Temmuz şehitlerinin isimleri yaşatıldı hem de topluma dolandırıcılık, aile içi şiddet gibi konularda mesajlar verildi.

KINALI KUZULAR (2018-2019)



Oynamış olduğumuz çocuk oyunları;

KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ



Kırmızı başlıklı bir giysi giyen küçük kızı annesi, yiyecek vermesi için hasta büyükannesinin ormandaki kulübesine gönderir. Küçük kıza, yolda durmamasını tembihler. Kızı ormanda yürürken gören bir kurt, onu yemek için bir plan yapar. Kurt, kibarca kıza nereye gittiğini sorar. Kız, kurdu arkadaş canlısı gördüğü için kurda cevap verir. Kurt, kıza büyükannesi için biraz çiçek toplamasını söyleyip farklı bir yola yönlendirir. O çiçek toplarken kurt büyük annenin evine varıp onu yutar; büyük annenin geceliğini giyip yatağına girer.

Kulübeye varan kız, ninesinin kocaman kulakları, gözleri, elleri ve ağzı olduğunu fark eder. Kurt kızı yutar ve uykuya dalar. Bir avcı büyük anneyi ziyarete gelir; yatakta uyuyan kurdu görünce olanları anlar, kurdun karnını makasla yarıp kırmızı başlıklı kız ile ninesini kurtarır. Kız, uyuyan kurdun karnını taşlarla doldurur. Neşe içinde evine döner ve bir daha asla annesinin sözünden çıkmaz.

PAMUK PRENSES VE 7 CÜCELER



Pamuk Prenses’in başına gelen kötülüklerin ardından mutluluğa ulaşması konu edilir. Pamuk Prenses, küçük yaşta annesini yitirir. Üvey annesi, yeryüzündeki en güzel kadın olduğunu düşünür. Sihirli aynası sayesinde en güzel kadının kim olduğunu öğrenebilmektedir. Bir gün Pamuk Prenses’in kendisinden güzel olduğunu öğrenince çılgına döner. Üvey kızından kurtulmaya karar verir. Pamuk Prenses’i öldürmesi için cellat başını görevlendirir. Fakat cellat başı Pamuk Prenses’i öldüremez. Pamuk Prenses, ormanda tanıştığı yedi cücenin yardımıyla kraliçeden kaçmaya çalışır.

RENKLER CUMHURİYETİ



Renklerin kaybolduğu, her şeyin siyah-beyaz olduğu bir ülkenin yeniden renklere kavuşma sürecini anlatan müzikli çocuk oyunudur. Çocuklarımıza kaybedebileceğimiz değerleri tekrar kazanabilmenin ve korumanın ne denli zor olacağını anlatıp Cumhuriyet’in önemini bu oyunumuzla bir kez daha vurguluyoruz.

Başlangıçta Telvin Sanat Akademi sadece Sinop merkeze hizmet vermeyi hedeflerken, yoğun istek üzerine kapılarını Boyabat, Gerze, Ayancık, Erfelek ve hatta Kastamonu’ya açarak çalışmalarını bu doğrultuda planlamıştır.

Telvin Sanat Akademi uzman kadrosuyla drama eğitimi başta olmak üzere, tiyatro, bale, piyano, keman, gitar, dans, resim, mental aritmetik, akıl ve zeka oyunları, diksiyon, hızlı okuma vb. alanlarda verdiği sanat eğitimi, bölgenin yapısına uygun olarak kentleşme bilincinin gelişmesine, eğitim düzeyinin artmasına ve beraberinde kültür-sanat turizminin gelişmesine katkı sağlamaktadır.

“EK İŞİMİZ DEĞİL, TEK İŞİMİZ SANAT” sloganı ile yola çıkan Telvin Sanat Akademi, kurulduğu günden bu yana, sanat camiasına Sinop’un adını duyurmaya devam ediyor.

Karadeniz Tiyatrolar Birliği 2020